
Kreşin ilk günü, çoğu ebeveyn için hem heyecan hem de endişe kaynağıdır. Çocuğun kapıda ağlaması, bacaklarına sarılması tanıdık bir sahne. Bu tepkinin arkasında ne var?

Psikanalist Margaret Mahler'in "ayrılma-bireyleşme" (separation-individuation) kuramına göre, küçük çocuklar zamanla ebeveynden bağımsız bir benlik algısı geliştirirken, bu süreç kaygısız ilerlemez; çocuk hem bağımsızlaşmak hem de güvenli bağı korumak arasında bir gerilim yaşar. Kreşe başlama, bu gerilimin yoğunlaştığı tipik bir dönemdir.
Benzer şekilde John Bowlby'nin bağlanma kuramı, çocuğun birincil bakım vereninden ayrıldığında protesto, umutsuzluk ve kabullenme şeklinde ilerleyen bir tepki dizisi yaşayabileceğini öne sürer. Kreşin ilk günlerindeki ağlama nöbetleri, bu "protesto" evresinin dışa vurumu olarak değerlendirilebilir.
Çoğu çocukta yoğun ağlama tepkisi 1-3 hafta içinde belirgin şekilde azalır. Bu süreçte tutarlılık, kaygıyı hafifletmede zamanlamadan daha etkili bir faktördür.
Ayrılık kaygısı, çocuğun bağımsızlaşma yolculuğunun doğal ve beklenen bir parçasıdır. Tutarlı rutinler ve duygusal onaylama, bu geçişi hem çocuk hem ebeveyn için daha yönetilebilir hale getirir.
© 2026 TIFINA KIDS. Tüm Hakları Saklıdır.
